Ülkemizde özellikle son on beş yıl içerisinde birey ve devlet bazında önemi gittikçe artan Bilgi ve İletişim Teknolojileri, başlangıçta "kaosun düzeni"olarak adlandırabileceğimiz kendine özgü yapısı ve yalnızca uzmanları tarafından sıklıkla kullanılması gibi nedenlerle ayrıca düzenlemeye gerek duyulmayan bir alanken, bu teknolojilerle gerçekleştirilen aktivitelerin ve aktivitede bulunan kullanıcı sayısının artışı sonucu bireylerin ve devletlerin karşısına sorunları ile çıkmaya başlamıştır.
Genel olarak Bilgi ve İletişim Teknolojileri olarak adlandırdığımız bu alanın İnternet ayağının global, merkezi olmayan ve sınır tanımayan yapısı dolayısıyla tek bir otorite (devlet) kontrolü altına alınamayacak yapıda oluşu, gerçek hayatta uygulanabilen birçok hukuki kuralın sanal dünyada rahatlıkla uygulanamaması sorununu beraberinde getirmekte, devletlerin de özellikle regülasyonda bulunmak istedikleri alan "İnternet Dünyası" ya da diğer adıyla "Siber Uzay" haline gelmektedir.
Devletlerin bu alandaki düzenlemelerini ilk olarak hukuki çerçevede kuracakları göz önünde bulundurulduğunda, öncelikle hukukun yöntemi ve kaynaklarını ele alarak, gelişen hukukun teknolojiye nasıl yön vereceği, yahut gelişen teknolojinin hukuku hangi bakış açısına yönlendireceğini belirlemeleri gerekmektedir. Hukukun nesnel, normlar hiyerarşisi dahilinde ve bir diğer norm ile karşılaştırıldığında sistematik kabul edilecek, tez ve antitezden sentez oluşturacak yapısı baz alınmalı, teknoloji işin içerisine girdiğinden daha global, bölgelerin egemen siyasal yapılarından bağımsız normlar yaratılmalıdır. Burada "Teknoloji Nötr" kavramı devreye girecektir: Devletlerin iç hukuklarını düzenledikleri diğer normlar (sözgelimi Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu) Bilgi ve İletişim Teknolojileri için yeterli midir, yoksa bu alanda diğer tüm normlar bir kenarda tutulup, teknolojiye özel, ileriye dönük, uzun vadede de kullanışlı kalabilecek, herhangi bir teknolojiyi diğerine göre üstün tutmayan çerçeve normlar mı hazırlanmalıdır? Çünkü bilinmektedir ki, devletler teknolojik gelişmelerin hangi yönüne eğiliyorlarsa, öncelikli olarak o alanda düzenleme yapmaktadırlar ve bu düzenlemeleri yaparken "kazuistik" yaklaşımlarından uzaklaşamamaktadırlar.
Siber Uzay'ın hayatımızda bu denli büyük rol oynaması dolayısıyla bu alanda hukuki ve sivil alanda birçok çalışma yapılmıştır: Yerel düzenlemeler olarak devletlerin iç hukuklarındaki düzenlemeleri, mahkeme kararları, teamüller, "co-regulation" olarak adlandırılan, birden fazla organizasyonun iş birliği içerisinde regülatif kararlar alması yöntemi, teknik regülasyonlar (kodlama kullanılarak), eğitim ve bilinçlendirme kampanyaları karşımıza çıkmaktadır. Global düzeyde ise bu alanda yapılan birçok uluslararası antlaşma mevcuttur, ki bahsedilen bu çalışmaların toplamı "Internet Governance" (İnternet Yönetişimi) olarak ifade edilmektedir. (Europe's Information Society, Policies, Internet Governance: http://ec.europa.eu/information_society/policy/internet_gov/index_en.htm ) Fakat sayılan düzenlemeler tek başılarına bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki sorunları çözebilecek yeterlilikte olmadığından, bu sistemler birbiriyle uyumlu işler şekilde uygulanmaya çalışılmaktadır.
Kanımca, her ne kadar şu an için yaptırımların bölgesel olması tercih ediliyorsa da, devletler birbirleri ve gelişen teknoloji ile uyum içerisinde, Siber Uzay'ın global yapısının, kültürler arası etkileşimin bireylerdeki yansımalarının ve hukukun genel ilkelerinin farkındalığıyla norm oluşturmalı, bu normları -kullananlarla bir araya gelmeleri ihtimalinin düşük olacağını ön görerek- teknolojiyi üretenlerle işbirliği içerisinde, onların ve kullanıcıların da çıkarlarını dikkate alarak, bir teknoloji ile ilgili tüm sorunları -hatta sorun olarak karşılarına çıkmayanları bile- çözme çabasına girmeden, çerçeve belirleyecek şekilde hazırlamalıdırlar. Söz konusu uygulama olduğunda ise, yazılı kaynakların ışığında, bu alanda bilinçlendirilmiş, idareden bağımsız karar mercileri söz sahibi olmalı ve "yazılı olmayan kaynak" olarak bu mercilerin verdikleri kararlar emsal teşkil etmelidir.
Yes to the “ICE Out of Our Faces Act”
14 saat önce
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder